Light Pink Pointer

18 Mayıs 2020 Pazartesi

Petey | Kitap Yorumu


Hepinize selamlar. Bugün sizlere Ben Mikaelsen’ın yazdığı “Petey” kitabını inceleyeceğim. Umarım bu incelememi beğenirsiniz. Sizi çok bekletmemek adına hemen incelememe geçiyorum!

Ne anlatıyor?

Beyin felciyle doğan ama doktorların yanlış teşhisleri sonucu zihinsel engelli olarak görülen Petey, ailesi tarafından 2 yaşındayken akıl hastanesine gönderilir. Akıl hastanesinde bir sürü harika arkadaş edinir ve bu arkadaşları kendisinin ailesi olur. Ama ne var ki istenmeyen sebeplerden ötürü Petey’in arkadaşları yavaş yavaş onu terk etmek zorunda kalırlar. Ama Petey asla pes etmez. Yaşama sevincini asla kaybetmez ve küçük şeylerle mutlu olmasını bilecek kadar da iyi yürekli biridir. Yaşama sıkı sıkı tutunur. Ama artık kendine bir söz verir. Diğerleri gibi onu bırakıp gideceğini ve tekrardan üzüleceğini düşünen Petey, arkadaş edinmek istemez. Ama bir gün yolları Trevor Ladd ismindeki bir çocukla kesişir ve bu ikili aniden tek bir yolda beraber yürümeye başlarlar. Genç bir çocuk ve bir ihtiyarın inanılmaz derecedeki güzel hikâyesinde kaybolmaya hazır olun…

Benim düşüncelerim neler?

Petey kitabı her şeyden önce bana yaşama sımsıkı sarılmam gerektiğini öğretti. O kadar zor durumda olan Petey kötü düşüncelere kendini üzeceğine hayatın güzelliklerine odaklanarak aslında birçoğumuzun yapması gerekeni yapıyor. Kendi sorunlarımın aslında o kadar da önemli olmadığını fark ettim bu kitap sayesinde. Daha zor durumda olanlar var ama yine de onlar yaşama bu kadar âşıkken bizim yaşamı kötülememiz ve onu kendimize layık göremememiz aslında berbat bir şey. Yardımsever insanları okuyup mutlu olurken, duyarsız ve kötü insanları da okuyup o berbat insanlardan nefret ettim. Gerçek bir yaşam öyküsü olması hikâyenin etkileyiciliğine etkileyicilik katıyor. Son sayfalarda gözyaşlarım serbest kalsa da o kadar çok ağlamadım bunun sebebi sanırsam Petey’nin karakterinden kaynaklanıyor olması. Petey karakteri mutlu ve neşeli bir karakter olduğunda son sayfalarda ağlasam da yine de yüzümde buruk bir tebessüm daha çok oluştu. Petey kitabını okuyan herkesin bir şeyler kapacağına ve bu kitabın kalplerinde yer edineceğine eminim.
Kitapta Petey’in her yaştan halini okuyoruz. Ve zamanla değişen her şeyi kelimelerle takip edip biz de yaşıyoruz. Petey, sanki çok uzun zamandır tanıdığım bir arkadaşımmış gibi hissettim tüm kitap boyunca. Şu an bile “Kitap bitti acaba ilerleyen günlerde yokluğunu hisseder miyim ?”diye düşünüyorum.

Bu incelememi okuduğunuz için çok teşekkür ediyorum. Kendinize çok iyi bakın, sağlıcakla kalın…

Bu kitaba puanım: 10/10

Alıntılar

“Büyük vücutlar, eğer akılları küçükse pek işe yaramazlar.”

“Öyle görünüyor ki insanlar dostlarını kaybedince var olma nedenlerini de yitiriyorlar.”

“Herkesin hayattan beklentisi umut ve bir amaçtır.”

“Neden ne zaman bir şeyi sevse ondan ayrılmak zorunda kalıyordu?”

“Babam güzelliğin hep yüzeyde kaldığını ama çirkinliğin en derinlere kadar işlediğini söyler.”

“Hepimiz doğduğumuz andan itibaren ölüyoruz. Yaşamak, o yüzden bu kadar önemli.”


1 yorum:

  1. Bende geçen yıl okumuştum peteyi.Cidden sıcacık bir öykü.Ama sadece ortaokul ve ilk lise cağlarında okusam daha çok severdim.bazi yerlerde dilinin sadeliği beni sıktı klişe geldi ama yine umut dolu bir kitaptı

    YanıtlaSil