Light Pink Pointer

20 Aralık 2021 Pazartesi

Şeker Portakalı | Kitap Yorumu

Hepinize selamlar. Bugün sizlere Jose Mauro De Vasconcelos isimli yazarın yazdığı “Şeker Portakalı” isimli kitabı inceliyorum. Umarım bu incelememden hoşnut kalırsınız.

Ne anlatıyor?

Zeze oldukça yaramaz ve yerinde duramayan bir çocuktur. Yaramazlık da denemez aslında yaptıklarına. Kendisi 5 yaşında bir çocuk ne yapıyorsa onları yapıyordur. Ama bir kere adı çıkmıştı ya, herkes kendisini tanır, yaptığı hınzırlıkları bilirdi.

Kalabalık bir ailede yaşayan Zeze, yaptıkları için ailesinden şiddet görüyordur. Kendisine sürekli “Keşke doğmasaydın, hepimiz için daha iyiydi.” Tarzı sözler söyleniyordur. Hem fiziksel hem de psikolojik olarak o kadar yıpranmıştır ki Zeze, kendisi de kabullenmiştir bu yapılanları, söylenenleri.

Günün birinde yeni bir eve taşınmaları üzerine Zeze, konuşacak birini bulmanın mutluluğuyla küçük bahçelerindeki Şeker Portakalı ile arkadaşlık kurmaya başlar. Ona yaşadığı her şeyi anlatır, onunla dertleşir. Minguinho kısa sürede Zeze’nin her şeyi oluverir…

Benim düşüncelerim neler?
Bir çocuğun psikolojik olarak nasıl yıpranabileceğine oldukça can acıtıcı bir şekilde tanık oluyoruz. Capcanlı, hareketli bir çocuğun nasıl ölümü düşleyen bir insana dönüştüğünü okuyoruz…

Çocukların hayallerle süsledikleri o koskocaman dünyalarının nasıl yetişkinler tarafından anlamlandırılamadığı ise kitabın her bir cümlesinden anlaşılıyor.

Ailesi tarafından sevildiğini hissedemeyen bir çocuğun bir tarafı her zaman eksik kalır. Biz de bu kitapta Zeze’nin eksik kalışını, şefkatle tanışmasını ve 5 yaşındaki bir çocuktan hayatın gerçekleriyle erken yüzleşmiş bir kişiye dönüşmesini okuyoruz.

Gözlerim dolu dolu okudum. Zeze’nin yaşadıkları kalbimde bir yerlere dokundu, beni mahvetti. Zeze’nin bu hüzünlü ve sarsıcı hikâyesini herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum.

Siz “Şeker Portakalı”nı okudunuz mu? Sizin düşünceleriniz neler?

İncelememi okuduğunuz için teşekkür ederim. Kendinize dikkat edin, sağlıcakla kalın…

Bu kitaba puanım: 8/10

Alıntılar

"+Xururuca

-N'oldu?

+Ağlarsam ayıp olur mu?

-Ağlamak asla ayıp değildir, sersem. Niye ki?

+Bilmem, henüz alışamadım. İçimdeki kafes bomboş kaldı sanki...”

 

“Gözlerindeki o ilahi ışık yok mu, imana getiriyor beni...

Bir ışıltı görüyorum yıldızlar arasında.

Yeminler ediyorum, yoktur fezada bile böylesi

Seninkinden cilveli gözler...”

 

“Bilesin ki kalbimiz kocaman olduğu sürece sevdiğimiz her şey içine sığar.”

 

"+Portuga!

-Hı...

+Ben senin yanından bir daha hiç ayrılmak istemiyorum, biliyor musun?

-Niye?

+Çünkü dünyanın en iyi insanı sensin. Senin yanındayken kimse bana zarar vermiyor ve kalbimde mutluluk güneş gibi parlıyor.”

“Eksik olan bir şey vardı. Yeniden eskisi gibi olmamı, belki de insanların iyi olduğuna inanmamı sağlayabilecek önemli bir şeydi bu eksik olan.”

“Doğrusunu söylemek gerekirse, içimdeki acıyı bir türlü dindiremiyordum. Sebepsiz yere zalimce sopa yemiş bir hayvan gibiydim...”

 

“Glória hayallerime ne olduğunu soruyordu.

‘Artık yoklar. Uzaklara gittiler...’"

 

“Seni kalbimde doğurarak öldürdüm.”

 

“Gülüyorduk ve bütün felaketler uzaklarda kalmıştı.”

“-Yapma ama bazen benim de hayal kurmaya hakkım var.

+İyi de hayalinde bana yer vermedin ki."

“Onu aklımdan çıkaramıyordum. Acı çekmek ne demekmiş asıl şimdi anlıyordum. Acı çekmek bayılana dek dayak yemek değildi. Ayaktaki cam kesiğine eczanede dikiş attırmak değildi. Asıl acı, kalbi baştan aşağı sancılara boğan, insana sırrını kimselere anlatmadan ölmeyi arzulatan bir şeydi. Kolları, başı hep dermansız bırakan, yastıkta öbür yana dönme isteğini bile söndüren bir şey.”

“Bir şeylere inanmaya hazır olmadıkça her şeye baştan başlamak zordu.”

5 yorum:

  1. Merhaba profilinde kitapları seven sıkıcı hayatı olan biri olarak yazmışsın kitap seven bir insanın eminim çok güzel hayatı vardır. Bu arada kitap seçimlerin harika sayfan ve yorumların da çok güzel keyifli okumalar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yorumunuz için çok teşekkür ederim! İnanın çok mutlu oldum. Kitap seçimlerimi ve yorumlarımı beğendiyseniz ne mutlu bana! Tekrardan çok teşekkür ederim. :)

      Sil
  2. Gözleri dolmadan okuyabilen olduğunu sanmıyorum. Gerçekten çok ama çok güzeldi...

    YanıtlaSil
  3. en sevdiklerimdeeen :) filmi de fena diyil :)

    YanıtlaSil