Hepinize
selamlar! Bugün çok güzel bir mim ile karşınızdayım. Bu güzel mime beni
mimleyen Deep’e çok ama çok teşekkür ediyorum. Kendisi sayesinde bu mimi fark
ettim ve hastalığımı bir nebze unutup kendime geldim. İçinde bildiğim
bilmediğim her bitkiyi barındıran bitki çayımla bilgisayarın karşısındayım.
Umarım hızlı bir şekilde iyileşebilirim. Siz de kendinize çok dikkat edin
havalar bayağı soğudu.
Bu mimi
başlatan Birpembesever’e de çok teşekkür ediyorum. Sayesinde bilmediğimiz
bloggerları mim sayesinde tanımış oluyoruz. Buradan ona da kocaman sevgiler
gönderiyorum!
Deep’in yazdığı
mime ulaşmak isterseniz diye size linkini bırakayım hemen.
Sevgili Birpembesever’in de bloğunun linkini bırakayım o halde.
Birpembesever: https://birpembesever.blogspot.com/
O zaman daha fazla uzatmadan mime başlıyorum.
Blog Yazmaya
Nasıl Başladın?
Aslında “Notalarla Yolculuk” adlı mimde ufak da olsa Blogger’a nasıl başladığımdan bahsetmiştim. Ama şimdi detaylıca bir şekilde anlatmak istiyorum.
Teyzem “Kayıp
Rıhtım” adlı bir platformda kitap, dizi ve film incelemeleri yazmakta. Böyle
okuduğu ve izlediği şeyleri insanlarla paylaşması bana çok havalı ve eğlenceli
gelmişti. Bir gün teyzem yine bir inceleme yazacaktı ve bilgisayar klavyesinde biraz
yavaş yazıyordu. Ben de ona “Sen defterine yazdığın incelemeni oku ben bilgisayara
hızlı bir şekilde yazarım.” diyerek yardımda bulundum. Parmaklarım klavyenin
üzerinde dans ederken nedensizce bir heyecan ve heves kaplamaya başladı
vücudumu. Birkaç gün böyle devam etti. Teyzem okudu ben bilgisayara geçirdim
söylediklerini. Bu işten öyle zevk alıyordum ki bir anda teyzeme öylesine şunu
söyledim:
“Keşke benim
de böyle okuduklarımı ve izlediklerimi aktarabileceğim bir platform olsa.” dedim.
O anda teyzem şunu söyledi:
“Neden
olmasın? Blogger adlı bir site var orada okuduklarını ve izlediklerini
incelersin.” Deyince iyice şok oldum.
Zaten kitap okumayı ve film izlemeyi
delicesine seviyordum bu fikirle iyice beni heyecan bastı. Teyzem bana yardımcı
oldu ve Blogger’a resmi olarak üye oluverdim.
Hemen yazma
istediğimi durduramadım elbette. Yakın zamanda Koray Yersüren’in “Gözlük”
kitabını okumuştum. Yazdım bende bloğuma. İlk incelemem işte “Gözlük” olmuştu!
Tabii ben ve teyzem yan yana olacağız ve Netflix’ten dizi izlemeyeceğiz öyle
mi? Bu imkânsız! Bir sürü teyzemle film izledik ve günü gününe izlediğim
filmleri bloğuma aktarmaya devam ettim. Teyzem
bizim oturduğumuz şehirde yaşamıyor, o yüzden gitmek durumunda kaldığında
Blogger’ı biraz keşfe çıktım. Birçok yerde onu arayıp sürekli rahatsız ettim
işte “Şu nasıl yapılır?” “Bunun rengi nasıl ayarlanır?” “Yazı tipini nasıl
değiştireceğim?” tarzı sorularla çoğu kez kafasını şişirdim. Ama sağ olsun
sıkılmadan hepsine cevap verdi. Benim sürekli arkamda durdu. O yüzden ona
sonsuz şey borçluyum.
Benim Blog
yazmaya başlama hikâyem buydu. Peki, siz nasıl blog yazmaya başladınız?
Bu mimi gören herkes bence mime katılmalı ama ben de Deep’in yaptığı gibi birkaç kişiyi mimlemek istiyorum.
Kendinize
çok iyi bakın değerli okuyucularım. Bir sonraki yazımda görüşmek üzere hoşça
kalın!


