Light Pink Pointer
Kayıp Rıhtım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kayıp Rıhtım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Ocak 2020 Perşembe

Blog Yazmaya Nasıl Başladın | Mim


Hepinize selamlar! Bugün çok güzel bir mim ile karşınızdayım. Bu güzel mime beni mimleyen Deep’e çok ama çok teşekkür ediyorum. Kendisi sayesinde bu mimi fark ettim ve hastalığımı bir nebze unutup kendime geldim. İçinde bildiğim bilmediğim her bitkiyi barındıran bitki çayımla bilgisayarın karşısındayım. Umarım hızlı bir şekilde iyileşebilirim. Siz de kendinize çok dikkat edin havalar bayağı soğudu.

Bu mimi başlatan Birpembesever’e de çok teşekkür ediyorum. Sayesinde bilmediğimiz bloggerları mim sayesinde tanımış oluyoruz. Buradan ona da kocaman sevgiler gönderiyorum!

Deep’in yazdığı mime ulaşmak isterseniz diye size linkini bırakayım hemen.


Sevgili Birpembesever’in de bloğunun linkini bırakayım o halde.


O zaman daha fazla uzatmadan mime başlıyorum.

Blog Yazmaya Nasıl Başladın?

Aslında “Notalarla Yolculuk” adlı mimde ufak da olsa Blogger’a nasıl başladığımdan bahsetmiştim. Ama şimdi detaylıca bir şekilde anlatmak istiyorum.

Teyzem “Kayıp Rıhtım” adlı bir platformda kitap, dizi ve film incelemeleri yazmakta. Böyle okuduğu ve izlediği şeyleri insanlarla paylaşması bana çok havalı ve eğlenceli gelmişti. Bir gün teyzem yine bir inceleme yazacaktı ve bilgisayar klavyesinde biraz yavaş yazıyordu. Ben de ona “Sen defterine yazdığın incelemeni oku ben bilgisayara hızlı bir şekilde yazarım.” diyerek yardımda bulundum. Parmaklarım klavyenin üzerinde dans ederken nedensizce bir heyecan ve heves kaplamaya başladı vücudumu. Birkaç gün böyle devam etti. Teyzem okudu ben bilgisayara geçirdim söylediklerini. Bu işten öyle zevk alıyordum ki bir anda teyzeme öylesine şunu söyledim:

“Keşke benim de böyle okuduklarımı ve izlediklerimi aktarabileceğim bir platform olsa.” dedim. O anda teyzem şunu söyledi:

“Neden olmasın? Blogger adlı bir site var orada okuduklarını ve izlediklerini incelersin.” Deyince iyice şok oldum.

Zaten kitap okumayı ve film izlemeyi delicesine seviyordum bu fikirle iyice beni heyecan bastı. Teyzem bana yardımcı oldu ve Blogger’a resmi olarak üye oluverdim.

Hemen yazma istediğimi durduramadım elbette. Yakın zamanda Koray Yersüren’in “Gözlük” kitabını okumuştum. Yazdım bende bloğuma. İlk incelemem işte “Gözlük” olmuştu! Tabii ben ve teyzem yan yana olacağız ve Netflix’ten dizi izlemeyeceğiz öyle mi? Bu imkânsız! Bir sürü teyzemle film izledik ve günü gününe izlediğim filmleri bloğuma aktarmaya devam ettim. Teyzem bizim oturduğumuz şehirde yaşamıyor, o yüzden gitmek durumunda kaldığında Blogger’ı biraz keşfe çıktım. Birçok yerde onu arayıp sürekli rahatsız ettim işte “Şu nasıl yapılır?” “Bunun rengi nasıl ayarlanır?” “Yazı tipini nasıl değiştireceğim?” tarzı sorularla çoğu kez kafasını şişirdim. Ama sağ olsun sıkılmadan hepsine cevap verdi. Benim sürekli arkamda durdu. O yüzden ona sonsuz şey borçluyum.

Benim Blog yazmaya başlama hikâyem buydu. Peki, siz nasıl blog yazmaya başladınız?

Bu mimi gören herkes bence mime katılmalı ama ben de Deep’in yaptığı gibi birkaç kişiyi mimlemek istiyorum.






Kendinize çok iyi bakın değerli okuyucularım. Bir sonraki yazımda görüşmek üzere hoşça kalın!


20 Ağustos 2019 Salı

Büyülü Eşyalar Koleksiyoncusu | Kitap Yorumu


Herkese selamlar! Bugün çok beğendiğim bir kitabın incelemesini sizlerle paylaşacağım. Bu kitap ise Peren Ercan’ın kaleme aldığı “Büyülü Eşyalar Koleksiyoncusu”. Kitap hakkındaki düşüncelerimi incelememin en sonunda bulabilirsiniz. O zaman şimdi incelememe geçeyim! ^^

Ne anlatıyor?

Samet adındaki ana karakterimiz bir büyülü eşya koleksiyoncusudur. Büyücüler ile Koleksiyoncular arasındaki fark ise Koleksiyoncular büyü yapamaz. Koleksiyoncular sadece buldukları büyülü eşyaları sahiplenen ve gerektiğinde onları kullanan bireylerdir.

Samet adındaki koleksiyoncunun her gencin hayatında olabileceği gibi bir kadın vardır. Bu kadının ismi Arzu’dur. Sevgilisi ile tanıştıklarında ve sohbet ettiklerinde Arzu Samet’e mesleğini sorduğunda Samet “Büyülü Eşyalar Koleksiyoncusu” der. Arzu elbette ki bu cevabı saçma bulur ve tatmin olmaz. Samet’in evini görmeye gider. Samet bu beklenmedik ziyaret karşısında şaşkına döner ama sevgilisini evine alır. Arzu’nun az çok ne için geldiğini bilmekteydi. Samet mesleğinin Büyülü Eşyalar Koleksiyoncusu olduğunu söylerken ne kadar ciddi olduğunu göstermek için Arzu’ya büyülü eşyalarını göstermeye başlar. Her ne kadar “Bir kadını etkilemek için asla büyü kullanmayın.” lafını bilse de Arzu’ya yine de eşyalarını gösterir.

Kitabın konusu zaten burada başlıyor. Samet’in Arzu’ya gösterdiği tüm büyülü eşyaların bir hikâyesi var. Kitap, Samet’in bir gün boyunca Arzu’ya gösterdiği büyülü eşyaların hikâyeleri ve Samet ile Arzu’nun ilişkisi üzerine kurulmuştur.

Büyülü eşyaların her birini Arzu’ya gösterir. Arzu aslında Samet’le olan ilişkisinden pek memnun değildir. Günün sonuna kadar Samet’le olan ilişkisi üzerine düşünür ve günün sonuna kadar da büyülü eşyaların gösterildiğinde ve hikâyeleri bittiğinde bir karar vermesi gerektiğinin farkındadır. Samet için de bu zorlu bir aşamadır. Samet günün sonuna kadar Arzu’yu etkilemek durumundadır. Yoksa ilişkisi beklenmeyen üzücü bir sonla sona erebilir. Peki, sonuç ne olacak? Hepsi ve daha fazlası için kitabı okumanız gerekiyor. Hiç şüpheniz olmasın ki kitabı aldığınıza ASLA pişman olmayacaksınız. Şimdiden keyifli okumalar!

Benim düşüncelerim neler?

 Kitabın her sayfası büyüleyiciydi. En çok hoşuma giden şey her eşyanın geçmişte bir hikâyesi olması ve bu hikâyenin yazar tarafından muazzam bir şekilde kurgulanması. Aşırı hoşuma giden bu kitapta tek rahatsız olduğum şey Arzu ile Samet’in ilişkisidir. Arzu fazlasıyla “erkeksilik” bekleyen ve ilk adımı sürekli erkek tarafının atmasını bekleyen bir karakter olmakla birlikte Arzu karakterini çok sevdiğimi söyleyemem. Aynı zamanda Arzu’nun sanki ilişki zorla devam ediyormuş gibi bir havası var. Ama Samet’in çocuksu heyecanı ve davranışları çok masum gözüktü gözüme. Kitap genel olarak çok güzeldi ve başarılıydı. Yazarı bu başarısından dolayı ve bu mükemmel kitap adına kutluyor başarılarının devamını diliyorum!

Umarım sizde bu incelememi beğenmişsinizdir. Bir sonraki incelememde görüşmek üzere hoşça kalın! ^^