Light Pink Pointer
REN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
REN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Ocak 2020 Cuma

Elmalı Turta | Kitap Eleştirisi



Hepinize selamlar. Normalde okuduğum serilerin sadece ilk kitabının incelemesini yaparım. Çünkü devam kitaplarını incelerken spoiler verebileceğimi düşünürüm. O yüzden diğerlerini okusam bile sadece ilk kitabın incelemesini bloğumda paylaşırım. Peki, “Ayçöreği” adlı kitabın devam kitabı olan “Elmalı Turta”nın “eleştirisini” neden mi yapıyorum? Çünkü yaptığım bir hatayı telafi etmeye çalışıyorum. Bu arada şimdiden söyleyeyim bu “Elmalı Turta” kitabının tanıtımı olmayacak. Bu benim “Elmalı Turta” kitabına karşı edindiğim düşüncelerimi içeren bir yazı olacak. Yaptığım hataya gelirsek;

Eğer okuduysanız bir önceki incelememde “Ayçöreği” kitabının karakterlerinin biraz saçma karakterler olduğunu ama kitabın okunabileceğini söylemiştim. Çok yanılmışım. “Elmalı Turta” kitabını okumaya bir veya iki gün önce başladım. Az önce de devam ediyordum. Yanılmıyorsam 276-277 ve ya 278. Sayfalar olsa gerek iyice kitap ahlak sınırlarını geçmeye başlayınca kitabı yarım bıraktım. 

Sinirden elim ayağım titriyor desem yeridir. Şimdi belki çok abarttığımı düşünebilirsiniz ama gerçekten kitapta geçen bu kötü içerik kitabı kitaplığıma koyup okumaya son vermem için yeterli bir sebepti. Zaten ana karakterimiz olan Sahra fazlasıyla beğenmediğim bir karakterdi, şimdi bir de üstüne bu eklenince iyice kitaptan soğudum. Normalde böyle bir yazı yazmayı planlamıyordum. Sanırım biraz sinirlendim diye böyle oldu. Ama sizi böyle bir şeyden haberdar etmeseydim rahatsızlık duyardım. Belki “Ayçöreği” kitabını alırsınız ve bu bahsettiğim şey sizi de rahatsız edebilecek bir şey olabileceği için. Bilgilendirmek istedim kısacası.

Olabilecek en saygılı biçimde düşündüklerimi size dile getirdim. Kitabı siz sevmiş olabilirsiniz, saygı duyarım. Ama benim tarzım bir kitap hiç değildi.

Kitaplar arası karşılaştırmayı hiç sevmem, yazarın her kitabı kendi çocuğu gibidir çünkü. Ama Zeynep Sahra maalesef bu kitabıyla değil, Broke&Light kitabıyla olumlu bir izlenim bırakacak gözümde.

Umarım sizi sıkmamışımdır. Bunu belirtmemde fayda olduğunu düşündüm benim gibi böyle kitabın içinde geçen kötü, ağza alınmayacak içeriklerden rahatsız olabilecek insanlar için. Dediğim gibi bu bir kitap incelemesi değil, "Elmalı Turta" kitabına karşı edindiğim düşüncelerdi. Umarım yararlı olabilmişimdir. 

Kendinize çok iyi bakın değerli okuyucularım. Sağlıcakla ve sevgiyle kalın!



1 Ocak 2020 Çarşamba

Ayçöreği | Kitap Yorumu


Hepinize selamlar! Yeni yıl, yeni ümitler ve yeni başlangıçlar derken aradan bir kitap daha çıkardım. Yılın ilk kitabı Zeynep Sahra’nın kaleme aldığı “Ayçöreği” olsun o halde! Umarım incelemem hoşunuza gider. “Ayçöreği” adlı kitap hakkında düşündüklerimi merak ediyorsanız incelememin en sonunda bulundurduğum “Benim düşüncelerim neler?” kısmına bakabilirsiniz. Aynı zamanda Zeynep Sahra’nın bir diğer kitabı olan Broke&Light’ın da incelemesini yapmış bulunmaktayım. Bir de yeni yıl yazıma göz atmadıysanız diye Broke&Light’ın linki ile beraber şuraya bırakayım:

Broke&Light kitabı için yaptığım incelemem: Buraya Tıkla! 

Yeni Yıl hakkındaki yazım: Buraya Tıkla!

Neyse amma uzattım. Hadi incelememe geçeyim!

Ne anlatıyor?

Sahra; ona dövüşmeyi öğreten, zarar gelmesin diye kendisini koruyan, ona kendi kardeşiymiş gibi davranan Ahmet’te âşıktır. Ama bu aşkı kendi içinde büyütmüş, kimseyle paylaşmamıştır. Çünkü Ahmet en iyi arkadaşı olan Erva’nın abisidir. Ve her ne kadar bundan hoşlanmasa da ona “Ahmet Abi” demektedir.

Karşılıksız olduğunu bildiği aşkının ona daha fazla zarar vermemesi için Çıkmaz diye adlandırdıkları mahallelerinden uzak olan bir öğrenci yurduna yerleşir. Fazlasıyla çalışkan olan Sahra, oda arkadaşlarının da gazıyla bir okul partisine katılır.

O okul partisinin onun hayatını kökünden değiştireceğini bilmeden…

Partide olabilecek en kötü şekilde tanıştığı Emir, Sahra’nın hayatına dâhil olur ve Sahra’nın baş belası olur. Aynı zamanda bir aralar katıldığı öykü yarışmasını kazanması üzerine aldığı bir tebrik mektubunun yanında çıkan mavi mektup ile de hayatı değişir. Mavi mektubun yazarı olan ve kendini Mutlu Kelebek diye tanıtan genç de Sahra ile mektuplaşırken aralarında garip bir bağ oluşur ve iyice Sahra’nın hayatı değişmeye başlar.

Aşkını unutmak için yerleştiği yurt odaları onun bu isteğini yerine getirebilecek kadar güçlü müydü? Sahra kalbinin içindeki acıyı dindirmek uğruna nelerden fedakârlık edecek? Yoksa o fedakârlık başka kalplerin kapılarını mı çalacak?

 Hepsi ve daha fazlası için Zeynep Sahra’nın yazdığı “Ayçöreği” adlı kitabı okumanız gerekiyor. Şimdiden size iyi okumalar diliyorum!

Benim düşüncelerim neler?

Kitap hakkındaki düşüncelerim biraz karışık aslında. İlk başta Sahra’yı çok sevmiştim ama sonra ilerleyen sayfalarda, daha doğrusu kitabın ortalarına doğru, Sahra bana dengesiz gelmeye başladı. Dengesizden kastım kendiyle çelişiyordu. İki dakika önce kızdığı, konuşmadığı kişiyi hemen bir anda affediyor.

Şimdi diyeceklerim biraz spoiler içerikli…

Ahmet’i deli gibi severken ve Emir’in ondan hoşlandığını bilmesine rağmen ve kendisi “Emir’le sadece arkadaşız” demesine rağmen Emir’le fazlasıyla samimi olur bundan sonra da Mutlu Kelebek ile mektuplaşmalarına daha farklı anlamlar katmaya başlar. “Hayır, yani Sahra derdin ne hayırdır?” diye düşünüyoruz belli bir yerden sonra ama kitap akıcılıktan da ödün vermiyor. Neyse okumaya devam ettim. Kitap sonlara doğru güzelleşti şükür. Yani tek sıkıntılı noktaları ortalarıydı. Genel olarak kitabı sevdim ama bazı yerleri dediğim gibi sıkıntılıydı. Aynı zamanda Emir’i pek sevdiğimi söyleyemem yaptıklarından dolayı.  

Kitabı sevdim mi sevdim. Hatta 2.sine başladım. Yani bana sorsanız kitabı önerir misin diye öneririm derim. Fena bir kitap değil. Dediğim gibi sadece bazı kısımları saçmaydı.

 Umarım incelememi beğenirsiniz sevgili okuyucularım! Kendinize iyi bakın, 2020’niz hayırlı olsun!

Alıntılar

“Ben senin beni sevebilme ihtimalini sevdim…”

“Gelecek sen planlar yaparken başından geçenlerdir.”

“Hayatta benliği değişenler, aynaya bakmaktan vazgeçenlerdir.”

“Yarayla alay eder, yaralanmamış olan…”

“ -Binlerce kez iyi geceler sana…
-Binlerce kez beter olsun gece, eğer senin ışığın yoksa…”

“İnsan kendi değerini fark etmediğinde hatalar yapar.”

“Sen böyle güzelken bana söz düşmez. Bakma böyle yazılar yazdığıma. Ben aslında ‘Oku!’ emrine amade SENİ okuyorum sevgili. Bir gün kızsan bana, alsan başını yüz bin yıllık yere gitsen, dönüp kavuşacağın yer benim, demedim mi sana?”

“Sen mutlu veya hüzünlü olduğunda, yazdıklarını okurken aynı hislerin bana da geçiyor. Üzgünsen benim de içim sıkılıyor. Mutluysan ben de mutlu oluyorum. Sen yeter ki konuş, ben her şeyi sustururum…”

“Kıyıyı gözden kaybetmeye cesaret etmedikçe, insan yeni okyanuslar keşfedemez.”

“Bazen ölmek isteyecek bir neden değil de, yaşamanı gerektirecek bir sebep bulamazsın.”

“Birini sevmek için bir nedene ihtiyacın yok ki. Bazen sadece seversin. Sebepsiz…”

“Herkes aptallıklarına bahane olacak saçma sebepler bulur.”