Light Pink Pointer
Ashley Postons books etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ashley Postons books etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Mart 2020 Pazartesi

Prenses ve Hayranı | Kitap Yorumu


Hepinize selamlar! Bugün sizlere Ashley Poston’ın yazdığı “Geekerella”nın 2. Kitabı olan “Prenses ve Hayranı”nın incelemesini yapacağım. Bu arada şunu belirtmeliyim ki bu kitap Geekerella’dan bağımsız bir kitap. Yani tam olarak bir devam kitabı değil. Ama eğer Geekerella’yı okumazsanız Prenses ve Hayranı’nı anlayamazsınız. Bir de normalde “Gözlük 3” kitabının incelemesini yapacaktım ama kitapta basım hatası olduğundan maalesef ki kitabı okuyamadım. Basım hatasından kastım sayfaların çoğu basılmamış yani sayfalar boş.

Neyse umarım bu incelememi beğenirsiniz o zaman daha fazla sizi bekletmeden incelememe geçiyorum!

Ne anlatıyor?   
                                                        
Imogen Lovelace, sıradan bir hayran kızdır. Imogen’in amacı Yıldızalanı filminin sonunda ölen ve delicesine hayran olduğu Prenses Amara’yı kurtarmaktır. Bunun için Twitter’da bir imza kampanyası başlatmıştır hatta elli bin imza toplamıştır.

Prenses Amara karakterini canlandıran Jessica Stone ise bu rolünün bitmesi için can atmaktadır. Yıldızalanı’nı hiç ama hiç sevmemektedir.
Bir hata sonucu birbirlerine ikiz kadar benzemeleriyle birlikte Imogen, Jessica Stone sanılır. Aynı zamanda biri tarafından yeni filmin senaryosu sızdırılınca Jessica, Imogen’den yardım ister. Birbirlerinin yerine geçerek hayatlarını değiş tokuş ederler. Birbirlerinin gözünden baktıkları bir sürelik yeni hayatlarında başlarına neler gelecek? Aşk, heyecan ve hayranlık işin içine girince olaylar pek de beklendiği gibi gitmez ve bir sürü yeni kapı da bu olaylar silsilesi sayesinde açılır…

Benim düşüncelerim neler?

Açıkçası bu kitabı “Geekerella” kadar beğenemedim. “Prenses ve Hayranı” bana biraz abartı geldi. Uygunsuz benzetmeler ve abartılı bir şekilde bir kişiyi niteleyen sıfatlar hoşuma gitmedi. Prenses ve Hayranı’nı bir devam kitabı sanmıştım ilk başta. Ama tam olarak devam kitabı olmaması az da olsa beni üzdü. Aynı zamanda Elle ve Darien’ın aşkı bana daha kaliteli bir şekilde kurgulanmış gibi geldi.

Ashley Poston’ın bir sonraki kitabı umarım Geekerella’nın devamı şeklinde olmaz çünkü bana kalırsa Prenses ve Hayranı’ndan sonra seri biraz baydı. Yani 3. Kitap çıkarsa yine okurum ama umarım Ashley Poston daha farklı bir kurgu yazar. Çünkü Ashley Poston yetenekli bir yazar ve başka bir kurgu yazarsa gayet güzel bir şekilde yazacağına inanıyorum. Yani genel olarak hoş bir kitaptı ama o kadar da harika değildi. Yine de şans verilebilir bir kitap.

Bu kitaba puanım: 6/10


Bu arada Geekerella için yaptığım kitap yorumuma ulaşmak isterseniz: https://depresifpatates.blogspot.com/2019/12/geekerella-kitap-yorumu.html

Umarım bu incelememi beğenmişsinizdir değerli okurlarım. Kendinize çok iyi bakın, sevgiyle ve saygıyla kalın!

Alıntılar

“Annem bir keresinde, bir insanın çirkin olabilecek tek tarafının davranışları ve içten içe kim oldukları olduğunu söylemişti.”

“İnsan her zaman en ağır kendisini eleştirir.”

“Bazen en iyi kahramanlar, insanın zihnindekilerdir.”


29 Aralık 2019 Pazar

Geekerella | Kitap Yorumu


Hepinize selamlar! Gecenin bir vakti bu kız neden bu kitabın incelemesini yapıyor diye soruyor olabilirsiniz. Ama kitap daha birkaç dakika önce bittiğinden ve benim taze yazılmış bir inceleme yapmak istememden dolayı klavyenin başına geçtim. Neyse amma uzattım! Bugün başlıktan da anlayacağınız üzere Ashley Poston’ın “Geekerella” isimli kitabının incelemesini sizlere yapmak üzere geçtim ekranın karşısına. Umarım yapacağım inceleme hoşunuza gider. Kitap hakkındaki düşüncelerimi merak ediyorsanız incelememin en sonunda bulundurduğum “Benim düşüncelerim neler?” kısmına bakabilirsiniz. O zaman daha fazla uzatmadan incelememe geçeyim!

Ne anlatıyor?                             
   
Elle Wittimer, Yıldızalanı adlı film/dizinin delicesine hayranı olan, blog yazan, sıradan, ilgi çekici olmayan, yalnız bir kızdı. Babasının ölümünden sonra üvey annesi ve üvey kız kardeşleriyle kaldığı evinde bir nevi bir Sindirella’ydı. Evin tüm işlerini o yapıyor, üvey kız kardeşleri tarafından küçük görülüp herkesin içinde aşağılanıyordu.

Aynı zamanda Vegan yemekleri satan bir kamyonette çalışıyordu. Bu onun için sıradan bir yaşantıydı. Bir rutindi.


Fakat o günü hiçte normal geçmeyecekti. Hayran olduğu Yıldızalanı filminin oyuncu kadrosunda değişiklik olmuştu ve başrol olarak da bir pembe dizi sanatçısı olan Darien Freeman seçilmişti. Bir hayran olarak bunu kabullenememiş ve sinirlenmişti. Bloğuna bunun hakkında bir yazı yazmış ve düşündüklerini dile getirmiştir. Kısa sürede ona katılan bir sürü hayranın ilgisini çekmişti.


Bir süre sonra Yıldızalanı filminin tanıtımı için bir kostüm yarışması düzenlenir. Elle, bu yarışmanın onun kaderi olduğunu bir şeyleri başarabileceğini ve bir yere ait olabileceğini düşünerek yarışmaya katılmaya karar verir. Ödül ise Darien Freeman ile tanışmak ve paraydı. Elle’in en son isteyeceği şey Darien Freeman ile tanışmaktı ama paraya ihtiyacı vardı. Çünkü üvey annesi ve üvey kardeşleriyle yaşadığı bu evden bir an önce gitmek istiyordu.

Bunun üzerine Elle ilk adımı atmaya karar verir ve çalışmalara başlar. Sizce Elle yarışmaya katılabilecek mi? Bir hayran olarak hayallerini gerçekleştirebilecek mi? Peki ya âşık olursa?
Hepsi ve daha fazlası için Ashley Poston’ın yazdığı “Geekerella” kitabını okumalısınız. Şimdiden iyi okumalar diliyorum hepinize!

Benim düşüncelerim neler?


Geekerella aslında bakacak olursanız Sindirella masalının modern hali denebilir. Ama Sindirella’dan daha harika olduğu kesin! Yazar kitaptaki duyguları cümlelere öyle bir aktarmış ki bazen Elle yerine benim ağlayasım geldi demesem yalan söylemiş olurum. Aynı zamanda kitap bana birçok şey kattı. Mesela şöhretin aslında o kadar da iyi bir şey olmadığını, ekranlarda gördüğümüz kişilerin aslında sıradan mutlu bir yaşantıları olmayabileceği gibi…

Yazarımız da aynı zamanda çok şirin bir kadın. Büyük ihtimalle resmini şu an ekranda görüyorsunuzdur. Kitap bana bir artı daha ekledi: hiçbir şeyin imkânsız olmadığı, birlik ve beraberlik olduğunda her şeyin başarılabileceği gibi daha birçok şey.

Umarım bu incelemem sizin için yararlı olabilmiştir. Fazlasıyla uykum var bu yüzden cümleleri kurarken farklı diyarlara göçtüm. Umuyorum ki bu incelememin akışını bozmamıştır. Aceleciyim ve blog yazılarımı hemen yayınlamak için sabırsızlandığımdan her ne kadar uykum gelse de yazdım bu incelemeyi.

Buraya kadar gelip incelememi okuduğunuz için çok teşekkür ederim değerli okurlarım. Tekrardan size iyi okumalar diliyorum!

Alıntılar

“İmkânsız şeyler, ancak denemezsen imkânsızdır.”

“SADECE gökyüzü değil. AYNI gökyüzü. Eğer ikimiz de aynı gökyüzüne bakıyorsak, birbirimizden GERÇEKTE ne kadar uzak olabiliriz ki?”

“Gerçekten denemezsen asla ilerleyemezsin!”