Light Pink Pointer
İthaki Yayınevi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İthaki Yayınevi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Eylül 2021 Perşembe

Vakıf | Kitap Yorumu

Hepinize selamlar. Bugün sizlere Asimov’un yazdığı “Vakıf” serisinin ilk kitabı olan “Vakıf”ı inceliyorum. Umarım bu incelememden hoşnut kalırsınız. O halde sizleri daha fazla bekletmeden incelememe geçiyorum.

Ne anlatıyor?
Galaktik İmparatorluk, akla hayale sığmayacak kadar büyük bir imparatorluktu. Gelişmiş bir teknolojisi vardı ve refah seviyesi yüksekti.

Ancak günün birinde Hari Seldon isimli psikotarihçi bir bilim insanı, İmparatorluk’un çökeceğini hesaplamaları sonucu tahmin eder hatta kesin gözüyle bakar. Bunun üzerine ilk başta Seldon’ı susturmaya çalışsalar da daha sonrasında Seldon ve yandaşlarını duymazdan gelemezler. 

Seldon bu çöküşün kaçınılmaz olacağını ama çöküşün sonucunda
başlayacak olan karanlık çağı en az sürecek şekilde yönetmek için bir şeylerin yapılabileceğini söyler. Bu da Ansiklopedi fikrini insanlara açmasını sağlar.

Tüm bilgi birikimini yapılacak olan bu Ansiklopedi’ye aktarırlarsa karanlık çağ en fazla bin yıl kadar sürecektir. İnsanlar Ansiklopedi sayesinde önceden edinilen deneyimleri öğrenecek ve buna göre önlemler alacaklardı.

Bunun üzerine Seldon ve yandaşlarını İmparatorluk’un en ücra köşesindeki bir gezegene yerleştirirler ve çalışmalarını burada yapmalarını söylerler. Seldon ve yandaşları -yani diğer bilim adamları- Ansiklopedi üzerine çalışmaya başlarlar ama elbette ki bu Ansiklopedi kısa sürede bitmeyecektir. Bunun için gelecek kuşakların da emek harcaması gerekiyordu.

Bu Ansiklopedi işi için açtıkları kuruma ise “Vakıf” ismini verirler. Ancak Seldon öldükten yaklaşık 50 yıl sonra insanlar Ansiklopedi fikrinden uzaklaşırlar. Kendi çıkarlarıyla ve daha farklı şeylerle ilgilenmeye başlarlar. Ama Seldon’ın Vakıf dışında başka amaçları olduğundan habersizlerdir…

Benim düşüncelerim neler?

Bilim ve geleceğe yardım amacıyla açılan Vakıf zamanla amacını yitirir. Öyle ki Vakıf artık bir siyaset aracı olur.

Bu kitaptan şahsen ben insan topluluğunun olduğu her yerde siyasetin, üçkâğıdın ve sosyal tabakanın olacağını çıkardım. İnsanlar hükmetmeyi severler, lider olmak için ellerinden geleni artlarına koymazlar. Bu tüm tarih sahneleri boyunca böyledir ve Vakıf’ın da amacından sapıp her toplumda olduğu gibi siyasete karıştığını görüyoruz.

Aynı zamanda insanların yüce bir varlığa inanma ihtiyaçlarının da Tanrı kavramını oluşturduğunu görüyoruz. Tabii din, siyasetin oyuncağı oluyor. İnsanları vicdani olguları üzerinden korkutarak hükmetmek, daha açık konuşmak gerekirse insanları korkutarak yönetmek, başka şekillerde yönetmekten daha kolay ve etkilidir. Bundan ötürü bu tarz hadiseler gerçekleşiyor ve gezegenler arası anlaşmazlıklar vb. şeyler peyda oluyor.

Okurken merak ettiğim ve “Daha sonra ne olacak?” diye sayfaları çevirdiğim bir kitaptı. Akıcıydı ve oluşturulan dünya insanı içine çekiyordu. Otostopçunun Galaksi Rehberi gibi kitapları sevenlerin Vakıf serisine de bir şans vermesini öneririm.

Siz “Vakıf” kitabını okudunuz mu? Sizin düşünceleriniz neler?

İncelememi okuduğunuz için teşekkür ederim. Kendinize çok dikkat edin, sağlıcakla ve sevgiyle kalın…

Bu kitaba puanım: 7/10

Alıntılar

“Başarıya giden yolda planlama tek başına yeterli değildir. İnsan koşullara göre tavır almayı da bilmeli.”

“Önyargı ne zamandan beri kendinden başka yasa tanır oldu?”

 

25 Mayıs 2020 Pazartesi

Roverandom | Kitap Yorumu


Hepinize selamlar. Bugün sizlere J.R.R. Tolkien’in yazdığı “Roverandom” kitabını inceleyeceğim. Umarım bu incelememi beğenirsiniz. Çok uzatmak istemiyorum o yüzden hemen incelememe geçiyorum.

Ne anlatıyor?

Rover, siyah beyaz desenli oldukça şirin bir köpektir. Sarı topuyla evinin önünde oyun oynarken bir büyücü karşısına çıkar. Büyücü, Rover’ın topunu alınca Rover onun büyücü olduğunu fark etmeden büyücünün pantolonun paçasını koparır. Çok sinirlenen büyücü Rover’ı oyuncak bir köpeğe dönüştürür. Böylece Rover, sadece geceleri hareket edebilmektedir ve hareketleri de kısıtlıdır. Bir gün Rover bir dükkâna verilir satılması için ve bir anne tarafından çocuğu için satın alınır. Rover, çocuğun ellerine verilir. Ertesi gün Rover kaçma planı yaparken sahibi olan çocuk ve abisi sahilde yürüyüşe çıkarlar. Rover’ı da cebine koyar küçük çocuk. Ama bu yürüyüş pek iyi geçmez. Çünkü Rover küçük çocuğun cebinden kumlara doğru düşer ve çocuklar bunu fark etmezler. Böylece Rover’ın o andan itibaren serüveni başlar ve başına gelecekler oldukça farklı diyarların kapılarını aralar…

Benim düşüncelerim neler?

Roverandom, çocuk kitabı olarak geçse de bana kalırsa her yaştan bireyin zevkle okuyabileceği oldukça sevimli bir kitap. Küçük ve kısa bir öykü olduğu için tren, otobüs, uçak seyahatleri vb. yolculuklarda okunmak için oldukça uygun bir kitap. Rover’ın maceralarını okurken Rover’la birlikte ben de farklı diyarlara sürüklendim. Tolkien’in daha çok bilinen kitaplarından biri olan “Yüzüklerin Efendisi” yerine bu kitapla Tolkien kitaplarına geçiş yaptım ben. Oldukça da memnun kaldım bu kitabından. Kitabın çıkış hikâyesi de oldukça hoş. Tolkien’in oğullarından biri olan Micheal, küçük oyuncak köpeğini sahilde kaybeder ve çok üzülür. Aramaya çıkarlar ama bulamazlar. Tolkien de Micheal’a üzülmesin diye bu hikâyeyi uydurur. Böylece Roverandom ortaya çıkar.

Oldukça güzel bir kitaptı. Okurken Peren Ercan’ın “Büyülü Eşyalar Koleksiyoncusu” kitabını okumuşum gibi hissettim. O da bana oldukça hoş duygular yaşatan bir kitaptı. Roverandom da büyülerle bezenmiş efsane bir kitap. Küçüklüğü ve kısalığıyla bir cep kitabı sayılabilir. Taşıması kolay ve yer kaplamıyor.

Siz Tolkien’in hiç kitaplarını okudunuz mu? Okuduysanız hangisini okudunuz? En çok hoşunuza giden hangisiydi?

Bu incelememi okuduğunuz için çok teşekkür ediyorum. Sağlıcakla ve sevgiyle musmutlu kalmanızı diliyorum…

Bu kitaba puanım: 10/10