Hepinize selamlar. Bugün sizlere J.K Rowling yani Joanne Kathleen "Jo" Rowling isimli yazarın yazdığı “Harry Potter” serisinin 1. Kitabı olan “Harry Potter ve Felsefe Taşı” adlı kitabı inceleyeceğim. Umuyorum bu incelememden hoşnut kalırsınız. O zaman lafı uzatmadan incelememe geçiyorum.
Ne anlatıyor?Harry
Potter, daha kendisi 1 yaşındayken ailesinin ölümünün ardından akrabaları olan
Dursley ailesi ile kalmaya başlar. Ne var ki Dursley ailesi Harry’e hiç iyi
davranmamakta, kendisine psikolojik ve fiziksel şiddet de uygulamaktadır. Böyle
bir yerde 10 yıl kalmasının ardından günün birinde
kendisine mektup gelmeye
başlar. Harry mektubu daha okuyamadan ailenin babası olan Vernon Dursley
mektubu imha edince bu mektup mevzusunun kapandığını düşündüler. Nede olsa kim
neden Harry Potter’a mektup göndermek istesin ki? Arkadaşı bile yoktu.
Mektup olayı
kapanmadı. Hatta her geçen gün yirmiden fazla mektup kendilerine gelmeye
başladı. Nereye giderlerse gitsinler Harry’nin mektupları onların peşini
bırakmadı.
Günün
birinde mektuplardan kaçmak için sığındıkları bir kulübeye koskocaman irice bir
adam girdi. Adam eve girince Harry şaşırsa da adamın ağzından duyduğu
gerçeklerle hayatı tepetaklak olur.
Harry bir
büyücüydü.
Bunun
üzerine Hagrid denen bu kocaman adam Harry’e Hogwarts isimli prestijli bir büyücülük
okulundan davet aldığını söyleyince Harry bu teklifi kabul eder ve hayatının
kökünden değişeceğinden, bir sürü gizeme bulaşacağından habersiz bir şekilde
büyülü hayatın içerisine doğru çekilir.
Benim
düşüncelerim neler?
“Harry
Potter”ı okumayanlarımız varsa bile illaki duymuşturlar. Ününün hakkını
verdiğini söyleyebilirim. Birçok kişinin çocuk kitabı olarak damgaladığı
serinin bir “çocuk kitabından” fazlası olduğunu Hogwarts’ın gizemlerine doğru
çekildiğimizde açıkça hissediyoruz. Harry Potter’ın filmlerinden Zümrüdüanka
Yoldaşlığı’na kadar izlemiştim ama çok fazla şeyi unutmuştum. Ama aklımdan
kalan sahnelerle kitapta okuduklarımı birleştirince kitap ayrı bir güzel geldi. Büyü dünyasının kendine özgü birçok şeyi olması
bana kalırsa kitabı özgünleştiriyor ve güzelleştiriyor bundan dolayıdır ki çok
fazla seveni bulunuyor. Kargomun gelmesini heyecanla bekledim ve gelince de
hemen Harry Potter’ı okumaya başladım. İlk başta bu kadar ümitlenmemem
gerektiğini, çok fazla ümitlenirsem hayal kırıklığına uğrayabileceğimi
düşünmüştüm ama ilk kitap gayet güzel çıktı. Umuyorum ki diğer kitaplar da
güzel çıkar ve tadından geçilmeyen bir okuma zevkiyle karşılaşırım.
Benim
düşüncelerim bunlardı. Sizin düşünceleriniz neler? Umuyorum bu incelememden
hoşnut kalırsınız. Kendinize çok iyi bakın, sağlıcakla kalın!
Bu kitaba
puanım: 10/10
Alıntılar
“Düşler
dünyasına dalıp gerçek dünyayı, yaşamayı unutmak doğru değildir, unutma bunu.”
“Dilediğin
kadar para, dilediğin kadar yaşam! Birçok insanın hemen isteyeceği iki şey –asıl
sorun, insanların kendileri için en kötü şeyleri isteme tutkuları.”
“Her şeyin
gerçek adını söyle. Bir şeyin adından korkarsan, kendisinden daha çok korkmaya başlarsın.”

