Light Pink Pointer
Harry Potter ve Felsefe Taşı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Harry Potter ve Felsefe Taşı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Ocak 2021 Cuma

Harry Potter ve Felsefe Taşı | Kitap Yorumu

Hepinize selamlar. Bugün sizlere J.K Rowling yani Joanne Kathleen "Jo" Rowling isimli yazarın yazdığı “Harry Potter” serisinin 1. Kitabı olan “Harry Potter ve Felsefe Taşı” adlı kitabı inceleyeceğim. Umuyorum bu incelememden hoşnut kalırsınız. O zaman lafı uzatmadan incelememe geçiyorum.

Ne anlatıyor?

Harry Potter, daha kendisi 1 yaşındayken ailesinin ölümünün ardından akrabaları olan Dursley ailesi ile kalmaya başlar. Ne var ki Dursley ailesi Harry’e hiç iyi davranmamakta, kendisine psikolojik ve fiziksel şiddet de uygulamaktadır. Böyle bir yerde 10 yıl kalmasının ardından günün birinde
kendisine mektup gelmeye başlar. Harry mektubu daha okuyamadan ailenin babası olan Vernon Dursley mektubu imha edince bu mektup mevzusunun kapandığını düşündüler. Nede olsa kim neden Harry Potter’a mektup göndermek istesin ki? Arkadaşı bile yoktu.

Mektup olayı kapanmadı. Hatta her geçen gün yirmiden fazla mektup kendilerine gelmeye başladı. Nereye giderlerse gitsinler Harry’nin mektupları onların peşini bırakmadı.

Günün birinde mektuplardan kaçmak için sığındıkları bir kulübeye koskocaman irice bir adam girdi. Adam eve girince Harry şaşırsa da adamın ağzından duyduğu gerçeklerle hayatı tepetaklak olur.

Harry bir büyücüydü.

Bunun üzerine Hagrid denen bu kocaman adam Harry’e Hogwarts isimli prestijli bir büyücülük okulundan davet aldığını söyleyince Harry bu teklifi kabul eder ve hayatının kökünden değişeceğinden, bir sürü gizeme bulaşacağından habersiz bir şekilde büyülü hayatın içerisine doğru çekilir.

Benim düşüncelerim neler?

“Harry Potter”ı okumayanlarımız varsa bile illaki duymuşturlar. Ününün hakkını verdiğini söyleyebilirim. Birçok kişinin çocuk kitabı olarak damgaladığı serinin bir “çocuk kitabından” fazlası olduğunu Hogwarts’ın gizemlerine doğru çekildiğimizde açıkça hissediyoruz. Harry Potter’ın filmlerinden Zümrüdüanka Yoldaşlığı’na kadar izlemiştim ama çok fazla şeyi unutmuştum. Ama aklımdan kalan sahnelerle kitapta okuduklarımı birleştirince kitap ayrı bir güzel geldi. Büyü dünyasının kendine özgü birçok şeyi olması bana kalırsa kitabı özgünleştiriyor ve güzelleştiriyor bundan dolayıdır ki çok fazla seveni bulunuyor. Kargomun gelmesini heyecanla bekledim ve gelince de hemen Harry Potter’ı okumaya başladım. İlk başta bu kadar ümitlenmemem gerektiğini, çok fazla ümitlenirsem hayal kırıklığına uğrayabileceğimi düşünmüştüm ama ilk kitap gayet güzel çıktı. Umuyorum ki diğer kitaplar da güzel çıkar ve tadından geçilmeyen bir okuma zevkiyle karşılaşırım.

Benim düşüncelerim bunlardı. Sizin düşünceleriniz neler? Umuyorum bu incelememden hoşnut kalırsınız. Kendinize çok iyi bakın, sağlıcakla kalın!

Bu kitaba puanım: 10/10

Alıntılar

“Düşler dünyasına dalıp gerçek dünyayı, yaşamayı unutmak doğru değildir, unutma bunu.”

“Dilediğin kadar para, dilediğin kadar yaşam! Birçok insanın hemen isteyeceği iki şey –asıl sorun, insanların kendileri için en kötü şeyleri isteme tutkuları.”

“Her şeyin gerçek adını söyle. Bir şeyin adından korkarsan, kendisinden daha çok korkmaya başlarsın.”